Defendant (2017)

ji sung defendant
Daha şu afiş internete düştüğünde bile dizi beni heyecanlandırmıştı. Yalan söylemeyeyim bir parça çok mu erkekvari bir dizi diye düşündürmedi değil ama ne olursa olsun izlenecekler listeme çoktan eklemiştim. Neden mi? Tabii ki Ji Sung 💕
Not: Bu yazımda kalpler epey havada uçuşacak. Ji Sung sevmeyen varsa yazımdan hoşlanmayacaktır. Öyle biri olabilir mi acaba yaa? Bunu cidden soruyorum :)

Yalnız afişteki ayrıntı dikkatinizi çekti mi bilmiyorum ama Secret dizisinin afişiyle azıcık benzerlik taşıyor oluşu da diziyi izlememiz için bilinç altımıza işlenmeye çalışılmış gibi geldi bana :)


Ji sung gif
Kim der şu adam 40 yaşında diye. 💕 Baksanıza şuna her dizisinde daha da alımlı, daha yakışıklı, daha kendinden emin çıkıyor karşımıza. Kore'de oyunculuk bağlamında Ji Sung 'un üzerine çıkan var mı diye düşündüm ama bulamadım. Adamın muhteşem bir yelpazesi var. Her yıl dizi çekiyor olmasına rağmen her rolünde bir başkasını oynadığına sonuna kadar ikna ediyor izleyenini. 💕
Abartmıyorum adamın muazzamlığından dolayı ara sıra diziyi durdurup başka işlerle meşgul olmuşluğum bile oluyor. 💕 Bunu her dizisinde yaşıyorum. Bakınız en yakın örneği : Entertainer 



kwon yu ri gif
  Allah biliyor ya bu kızın şarkıcı olduğunu öğrendiğim an 'işte Entertainer faciasının benzeri geliyor' dedim. Ama neyse ki hem oradaki gibi cılk bir aşk ilişkisi görmedik hem de hanım kızımızın sahneleri azdı ekranda kalma süresi de bununla doğru orantılıydı buna ek olarak oyunculuğunu da kötü bulmadım, tamam muazzamdı da diyemem ama kötü değildi.




defendant gif

Uhm Ki Joon daha önce bu oyuncuyu izlediğime eminim ama nerede olduğunu hatırlamıyordum izlerken. Şimdi yazımı yazarken araştırdım izlediğim yer bi tek So Ji Sub 'un başrolünü oynadığı Ghost dizisiymiş. 2012 deki rolüyle kendisini hatırlamam epey güç benim için. Aklımda da yer etmemiş ama sanırım orada da kötü bir karakterdi. Bana kalırsa bu dizideki iyi ağabey rolü onu daha cool gösteriyordu. Umarım her dizide kötü adamı oynamıyordur :)

ji sung defendant gif

18 Bölüm bu dizi için bence bir tık fazla olmuş 16 yla sıkmadan tadında bitirebilirlerdi. Son iki bölümü sadece Ji Sung ve sonunda ne olacak acaba düşüncesiyle sürdürebildim. Ama bu demek değil ki dizi çöp. Aksine farklı ve özellikle ilk bölümlerde kendini güzel izlettiren bir konusu var. Bunu gerek başrol gerekse yan rollerle taçlandırmışlar. 

Defendant ji sung gif

Kaliteli dizilerin bir elin parmağını geçmediği şu verimsiz günlerde (benim için öyle kusura bakmayın) Voice, Defendant gibi yapımlar nefes almamı sağladı diyebilirim. Kesinlikle izlemenizi önerebileceğim, keyifli, zaman zaman gerilim hissedeceğiniz, sinirden küplere binmenize sebep olacak karakterleri olan sağlam, kaliteli bir dizi Defendant. 

Sevgiler...

Queen of Ring (2017)

Mini dizileri seviyorum. Hele ki böyle fantastik ve romantik karışımı oldu mu tadından yenmiyor. 
Üstüne üstlük çok sevdiğim bir oyuncu da yer alıyorsa içinde muazzam bir hale geliyor.


Bu mini drama serisi 3 parçadan oluşan Three Colors Fantasy Series diye geçiyor.
1- White The Universe's Star 
2- Green Romance Full of Life
3- Gold Queen of Ring 
Ben diğerlerini izlemedim ama vakit bulduğum an onları da izlemek istiyorum... Ancak...
 Queen of Ring e bayıldım :)


Kim Seul Gi 'nin her oynadığı diziye ait olan yazımda söylediğim gibi... Senaristler, yapımcılar, cast ajanları bu kızı çok gözden kaçırıyorlar. Başrol oynayan bilmem kaç kızdan çok daha güzel bir yüze ve oyunculuğa sahip.  İsyanlardayım evet ama gerçekten hak ediyorlar.  




Benim de boyum kısa diye demiyorum ama böyle kısa boylu kızları da başrollerde sık sık görmeye başladık artık. Kısa boylu bir kız olarak bu beni fazlasıyla mesut ediyor <3
Gerek cameo gerek mini drama başrolü olsun çok güzel değerlendiriyor bence fırsatları. Cameo olarak yer aldığı diziler bile izlenilirliği yüksek diziler oluyor. 






Dizinin çekimleri başladığı sırada öğrenmiştim. Ahn Hyo Seop yari Queen of Ring 'deki erkek başrol daha önce Kim Seul Gi 'nin oynadığı Splah Splash Love ' da ikinci erkekmiş. Başrole yakışmış ama başka yerlerde de oynayabilir izin veriyorum :P




Lee Tae Sun 'u ise Entertainer 'dan hatırlıyorum. Bu dizide bir ihtimal başrol kızı kapar mı diye düşünmedim değil. Olsa ters köşe olurdu :) Ama mini drama sonuçta sonu başından belli. 



Mini dramamız zaten 6 bölüm ve her bölüm 30-45 dk arası değişiyor. Yani boş olduğunuz bir akşam arka arkaya Queen of Ring maratonu yapıp kendinizi çok mutlu edebilirsiniz. 
Başta da dediğim gibi romantik komedi ve fantastik ögeler içerdiği için epey eğlenceli ve tatmin edici bir mini dramaydı. Kesinlikle tavsiye ederim izleyin. 


Sevgiler...

Mim; Markalar



Bir Lahzanın Aksi bana değişik bir mim paslamış. Yıllar oldu herhalde mim yazmayalı o yüzden çok heyecanlıyım :)   Mimin konusu En Sevdiğim Markalar... 3 tane yazmam gerekiyor sanırım o yüzden bu üç hakkımı çok güzel kullanmalıyım. 


İlki hiç kuşkusuz Torku olacak. 
Peynirinden, bisküvisine, içeceğinden, et ürünlerine kadar A dan Z ye sanırım her kategoriden ürününü gözüm kapalı tüketebilirim. Ürünleri pazarlama stratejileri de çok ilginç söylemeden edemeyeceğim. Her ürünlerini her markette bulamıyorsunuz. Bu da beni o ürünü bulup almak için daha da teşvik ediyor :)

2 3 yıldır değiştirmediğim BB Cream markam olan Pure Beauty yi yazmazsam olmaz sanırım. 
Sadece BB kremini kullanıyorum ama en azından size bunu tavsiye edebilirim. Not: Sadece watsons mağazalarında satılan bu ürün Kore menşeilidir.

Sony de teknolojik markam olsun o zaman. Yıllar önce sanırım -18 yıl olmuş- walkman lerin meşhur olduğu o güzel yıllarda babam bana Sony marka bir walkman almıştı. Hala sağlamdır. Kullanma ihtiyacı olduğu için dayıma verdim hatta. Şu sıralar da Sony kulaklığım var ve çok memnunum. Ses konusunda çok hassas bir insan olduğum için, detayları duymak ya da basları keyifle dinlemek en sevdiğim şeylerdir, çok memnun kaldığımı söylemeliyim. Şu sıralar oynadığım oyunda da ses çok önemli bir detay olduğundan özellikle sony marka kulaklıkları tavsiye edebilirim. Tabii ki 15 20 liralık uyduruk olanlar maalesef bu kategoriye girmiyor. 


Sizler benim sevdiğim markalar hakkında ne düşünüyorsunuz. Lütfen yorum olarak yazın. 
Ben de mimi sevgili @koregünlüklerim e ve @diaryofmelly ye paslıyorum. Keyifli mimler hanımlar...

Sevgiler...

Fi (2017)

puhu tv
Uzun yıllardır kitapları dolanır durur.
Fi, Çi, Pi... 
Hiç de merak edip alıp okuyayım şunu demediğim bir seriydi. Ben gayet edebi, ağır bir roman olarak zihnimde tasvir ederken aslında -söylentilere göre- sanat camiasındaki ünlü kişilerin isim ve mesleklerinin değiştirilip romana aktarılmış hali olduğunu öğrendiğimde büyük bir hayal kırıklığı yaşayıp, okumaktan tamamen vazgeçmiştim. 

fi mehmet günsür
Diziyi izlememin en büyük sebebi -tahmin etmesi zor olmasa gerek :) - Mehmet Günsür.
Ozan Güven 'in de hakkını yiyemem...

Dizi olacağından ve hatta internet dizisi olacağından dizi başlamadan 10-15 gün önce haberdar oldum. Nasıl alaka duymuyorum konuya siz düşünün. İlk tanıtımı arkadaşım gönderdiğinde Mehmet Günsür için izlerim demiştim. İlk bölümü izledikten sonra -hâlâ kitap olarak hayal edemiyorum bence dizi için gayet güzel bir konusu var- vay canına Türklerden böyle dizi nasıl çıkmış demedim değil. 

fi serenay sarıkaya

Peki bunu ne için dedim?..
- İlk gözüme çarpan çekim tarzı oldu. Renklerin uyumu, kullanılan mekanlar gözüme çok hoş geldi. 
- Oyuncular ise bir o kadar iyi uymuşlar rollerine. Serenay Sarıkayayı sevmiyor olmama rağmen bu dizide sevimsiz gelmedi gözüme. Ozan Güven ise sanki gerçekten Can Manay...  Diğer oyuncular da aynı şekilde. 
- İnternet dizisi olmasının ayrıcalığını ve avantajını sonuna kadar kullanmışlar. +18 Sahneler var ama isterseniz bir iki dk ileri sararak bunu izlememeyi tercih edebilirsiniz. Yanı sıra günlük hayatta sanki hiç kullanılmıyor  gibi küfür ve içki de biplenmiyor görüntüsü blurlanmıyor. TV de izlerken bu sansür işi beni çok rahatsız eder. Çünkü sansürleyerek daha fazla dikkat çekildiğine inanıyorum. 
- Ve bence en  önemli şey ise dizinin sesleri. Dikkatinizi çekti mi bilmiyorum ama -çekmediyse bundan sonra izlerken daha çok dikkat edin- sesler sanki sinemada film izlediğimde hissettiğim gibi bir his bıraktı üzerimde. Özellikle üzerinde uğraşılmış gibi, hatta oyuncuların ses tonu bile daha güzeldi. 
Ama diziyle ilgili anlam veremediğim tek şey ilk bölümün yayınlanacağı gün neden 3 bölüm birden yayınlanıldı? Hadi ilk üç bölümü yayınladınız neden ertesi hafta yeni bölüm yayınlamadınız? Bu bence izleyiciyi bi parça diziden uzaklaştırdı. Evet merak ediyorum 4. bölümü ama herkes benim gibi olmayacak belki. Çoğu izleyici benim gibi sinir oldu bu duruma. 

Değinmeden geçmek istemem Puhu TV deki Fi 'nin,  Blu Tv 'deki Masum 'dan daha fazla konuşulmasının en büyük nedeni Masum 'un ücretli yayınlanıyor oluşuydu. Yoksa bence Masum dizisinin de oyuncuları çok iyi ve tanıtım filmlerinden de heyecanlı olduğu aşikar. Keşke ilk olmasının yanında ücretsiz de olsaydı. Daha fazla izleyiciye ulaşabilirdi. 

Bir de kitabı okumadığım için bilmiyorum. Okuyan arkadaşlardan bilen varsa yazarsa sevinirim. Devamı olan Çi ve Pi 'nin bu karakterlerle ilgisi var mı yoksa yeni karakterler mi izleyeceğiz başrollerde? Araştırsaydın demeyin lütfen. Araştırırken kitaptan spoiler yerim diye bakamadım yoksa biliyorum ben de araştırmayı :) 

Sevgiler...

Voice (2017)

Soluk soluğa izlenebilecek, bir çırpıda izleyeyim bitsin diye dizi arıyorsanız işte karşınızda. Tabii benim için böyle şeyler söyleyen biri olmadığı için epey beklettim diziyi. Daha önceki yazılarımda  özellikle Another Miss Oh yazımda ve başka film/drama yazılarımda seslere olan hayranlığımdan bahsetmiştim. Voice 'un da seslerle alakalı olacağını tahmin etmiş ancak üzerinde düşünmemiştim konusu hakkında. Zaten dizi filmleri konusunu bilmeden izlemeyi daha çekici buluyorum bilirsiniz.  

Diziyi izlememin en büyük nedeni Jang Hyuk tabii ki. Oyunculuğuna güvendiğim için tereddüt duymadan izlemeye başladım ancak daha ilk iki bölümünde bu zamana kadar izlediğim en iyi polisiye dizilerden biri olacağını tahmin ettim. Dizi bittiğinde de fikrim değişmemişti. KDrama tarihi içerisinde bu kadar kaliteli konusu ve oyuncuları barındıran polisiye dizi azdır. 


Ben de böyle olmak isterdim. Duyması zor olan sesleri duyabilmeyi, onları zihnime kazıyabilmeyi... Ama maalesef sadece hayran olmakla yetinmek zorundayım. Çünkü Allah vergisi  bir durum bu. Elbette zorlukları var farkındayım ama ses benim için bambaşka bir olgu. Neyse biraz da Lee Ha Na için neler düşündüğümü söyleyeyim. Kadın başrol oyuncusu Lee Ha Na'ydı ama bence bu rol için daha dominant bir karakter, karakteri biraz daha yukarı taşıyabilirdi. Feminen rollere yakıştığı kadar maskülen rollere de bir o kadar yakışan çok sevdiğim Kim Hye Soo yaşından ötürü olmayacak olsa da karakteri çok güzel yansıtabilirmiş. Aklıma ilk gelen isim her zamanki gibi o oldu. :)


Kim Jae Wook... Aman ya Rabbi nasıl yakışmış rolüne. Romantik kalıplı dizilerden çıkıp bu tarzda gözüksün bir süre bence. Rolünü en çok yakıştırdığım ve rolünün en çok hakkını verdiği dizi bu olmuş bana göre. 

Dizi içerisinde çalan şu şarkı da INKII 'yi andırdı bana. Web 'de arattım ama INKII gibi onunla ilgili de çok fazla bilgiye ulaşamadım. Böyle güzel sesler kendini saklamasın. Üzülüyorum...

Baştan sona temposu oldukça yüksek bir dizi Voice. Heyecandan yerimde oturamadığım, yüreğimin darlandığı bölümler de oldu. Gerilim dizisinin hakkını sonuna kadar vermişler. Bu tarzı seviyorsanız ve hâlâ izlemediyseniz hemen bugün izlemeye başlayın. Pişman olmayacağınız bir yapım elinizin altırda. Çok şanslısınız :)

Sevgiler...

Hwarang (2016-2017)

Bu diziye başlama sebebim Go Ara. O olmasa izler miydim? Pek sanmıyorum. Ah bir de Moon Lovers 'tan sonra tarihi dizilere biraz daha sıcak bakıyor olmam da azıcık etkili olmuş olabilir.

Başlamadan önce acaba sever miyim, diye çok düşündüm ama daha ilk bölümde Lee Kwang Soo 'yu görmek diziye bağladı beni. Eminim çoğu kişiyi de diziye bağlayan odur. Tahmin ettiğim üzere gelişen olaylar sebebiyle de yürek burkan sahnelerin olması diziye olan yaklaşımımı da etkiledi 2. ve 3. bölümden. 

Kim ne derse desin Park Seo Joon bence kesinlikle dram yapımlarının başrol adamı değil. Koyun bu güzel çocuğu ikinci adam olarak romantik komediye bakın nasıl sevip destekleyeceğim. Ama maalesef ki She Was Pretty 'de düşündüğüm her şey Hwarang için de geçerli. Sadece dram oluşundan da değil bence PSJ'u başrol olarak görmek istemiyorum. Özellikle dramada çok durgun kalıyor, inandırıcılığını kaybediyor bu yüzden de. Sizin düşüncelerinizi de bu konuda çok merak ediyorum lütfen yorum bırakmayı unutmayın bunun hakkında. 

Go Ara ise her yere yakışıyor ama en çok deli kız rollerine. Bana göre asıl çıkışını yaptığı Who Are You? (2008) 'dan beri severek takip ettiğim güzelliğine hayran kaldığım ender oyunculardan biridir. Hele gözlerinin elası yok mu... Malum Kore'de renkli göz ender durumlardan biri. En belirgin ve yakışan isimlerin başında Go Ara 'yı rahatlıkla yazabiliriz. 

Ya sen ponçik bir prens misin 💕 Daha önce izleyenler bilir. Hong Gil Dong 'da aynı böyle başlamıştı. Halktan ve fakir esas kız ve oğlan, esas kızı seven bir de prens. Zamanında HGD severler ve Prens destekçileri olarak ikiye ayrılmış izleyicilerden biri olarak söylemeliyim ki ilk bir kaç bölüm aynı HGD dizisindeki gibi buradaki prense de gıcık olacağımı düşünmüştüm. Ama Hwarang 'ın erkek başrolünün bana göre sevimsiz oluşu bu dizideki prensin değerini kat be kat arttırdı. 

Dizinin diğer erkek oyuncularını ben sevdim hatta gıcık role sahip Ban Ryu 'yu bile ilk bölümden sevdim :) Kusura bakmayın kıyaslama yapacağım yine ama Moon Lovers 'taki prenslerle olan gönül bağını bu dizide maalesef kuramıyorsunuz. (Yakın tarihlerde ve tarihi dizi oluşu sebebiyle kıyaslama ihtiyacı hissettim.) Ama buna karşılık dizinin neredeyse her bölümünde gülecek muhakkak ki bir şey buluyorsunuz. Tüm olumsuzluklarına rağmen. Bu açıdan da diğer tarihi dizilerden üstün tutabiliriz. 

Ah bir de izleyenlerin büyük çoğunluğu Moon Lovers 'taki BaekHyun  ile Hwarang 'daki BTS V 'yi ister istemez karşılaştırıyordu. Ben de izleyen arkadaşlarıma twitter da sordum ve yine içinde benim de olduğum çoğunluk BaekHyun 'u seçti. Ayrıca söylemeden geçmek istemem Min Ho bu dizide çok tatlı olmuştu. Hatta ve hatta izlediğim dizileri içinde en sevdiğim Min Ho 'yu burada gördüm diyebilirim. :)

Bence Hwarang'ın en değerli ve diğer dizilerden ayıran özelliği finalde izleyiciyi ters köşe yapmasıydı.  En azından benim beklemediğim tarzda gelişti olaylar. Ha tüm olayın son bölümde finale bağlanması klasik kore dizilerinin olmazsa olmazı olduğu için buna değinmiyorum :) İzlemeye değer bulduğum tarihi dizilerden biri oldu Hwarang. Henüz izlemediyseniz bir şans vermenizi öneririm. 

Sevgiler...

Resident Evil The Final Chapter (2016)

İnsan daha önce hiç izlemediği seri bir filmin son bölümünü (finalini) neden sinemada izlemek ister? 
Tabii ki çok sevdiğimiz bir oyuncu projede var olduğu için. 
Kimden mi bahsediyorum? Lee Jun Ki 'den elbette...

Her şey bu foto ile başladı. 


Ardından bununla devam etti...

Son olarak da...

Milla hanım da JunKi ciğimizi pek sevmiş bakınız ispatı...

Bu fotolardan sonra filmi izlemek şart olmuştu. Ah unutmadan Jun Ki instagram hesabında (@actor_jg) filmde var olduğunu belli eden ufak da bir video paylaşmıştı. Vizyona girdiğinde sinemaya gitmeyi aklıma koydum o zaman :)

Resident Evil ile ilgili daha önce hiçbir şey bilmiyordum. Sinemada izlemeye değer bir film mi diye sinemaya gitmeden önce ufak bir araştırma yaptım. Tamam Jun Ki severiz ama bir sahnesinde gözükecekse ve film de kötüyse boşu boşuna hiç alakamın olmadığı filme para yatıracağım için endişeliydim açıkçası. Konusunu vs de netten bakarken öğrendim. Zombi saldırısında hayatta kalmaya çalışan insanlar kısaca.

Lee Jun Ki beyaz perdeye çooook yakışıyor. Keşke sinema filmleri bizde de gösterime girse. 'Beyaz' kardeşlerinin yanında nasıl da güneş gibi parlıyordu. 💕💕💕 
Tahmin ettiğim kadar gözüktü desem yalan olmaz. Hatta ben bir iki kez kenardan falan gözükürse diye korkmuştum. Dedim ya az önce de. Ama öyle olmadı. Üstüne üstlük Milla Jovovich ile birebir güzel bir de dövüş sahnesi çekmişler. 💕💕💕

Zombi filmi olduğu için 'böh böh' sürekli bir şeyler çıktı oradan buradan. E yani madem gerilim filmi bi parça gerilmek hoş olur :) Ama film izlerken gerilmekten hoşlanmıyorsanız sizi zorlayacak bir film olduğunu söylemeliyim.

Daha önce bırakın seriden herhangi bir filmini izlemiş olmayı, konusuyla ilgili bile bilgim olmamasına rağmen filmde anlamadığım hiçbir şey olmadı. Yani bu açıdan rahatlıkla izleyebilirsiniz.
Aksiyon ve gerilim sahneleri sizi filme kolayca bağlıyor. E Jun Ki ciğimiz de var 💕 Daha ne olsun.

Yine de sinemada izlemeseniz bir şey kaybetmeyeceğiniz bir film. Jun Ki için giderim diyorsanız da size kalmış. Toplasanız 3 - 4 dk var yok. Uyarımı yapayım. 😃


Sevgiler...

Something About 1% (2016)

Aslında 2003 yılında yayınlanmış olan aynı isimli bir diziden uyarlanmış olan Something About 1% 'i afişe tav olup izledim. Diziyi araştırırken öğrendim uyarlama bir yapım olduğunu. İlk versiyon çok eski ve 26 bölüm olduğu için(oyuncularını sevmemiş olmam da büyük bir etken tabii ki) onu izlemeyi gözüm yemedi. 


Ama 2016 versiyonu beğendim. Nasıl anlatsam çerezlik diye tabir ettiğimiz izleyen kişiyi sıkmayan, romantik, tesadüfler silsilesi olan ama aslında her şeyden çok klişe bir dizi buna rağmen kendini izlettirebiliyor.
Her bölüm 35dk ile 45dk arasında sürdüğü için çok çabuk izliyorsunuz. Hikaye akıcılığı da sağladığından dolayı izlediğinizin ardından bir sonraki bölümü açmanız pek de zor olmuyor.

İlk bölümde sevmemiştim. Neden?
Çünkü çekim tarzı ilk 10 - 15 dakikalık süre içinde hoşuma gitmemişti. Reklam filmlerinin bile vizyonluk film gibi çekildiği bir dünyada ilk bölümün 10 - 15 dakikasında gördüğüm acemice çekim açısından dolayı diziyi sevemedim. Nasıl anlatacağımı bilemiyorum ama sesler bile rahatsız etmişti beni.  Sonra arkadaşım sık biraz dişini güzel bir dizi deyince ona güvenip devam ettim. İyi ki de izlemişim. 

D-Day 'de oyunculuğunun donukluğuna alıştığımız Ha Seok Jin 'i burada sevimlilik abidesi oluşunu görmek hoşuma gitti. Yine de oyunculuğu bana biraz donuk geliyor. Tam anlamıyla sevebileceğim bir oyuncu olacağını söyleyemem. Sanırım yıldızımız barışmadı. 


Jeon So Min 'de aksine... Daha afişinden bile sevdim kızı. Oyunculuğunu çok doğal buldum. Daha önce izlemişim ama yan rol ve eski bir dizi olduğundan hiç hatırımda kalmamış. Neyse bundan sonraki yapımlarına göz gezdiririz artık :)
Eski dizileri uyarlama furyası umarım bu diziden sonra revaçta olmaz. Tamam bir iki tane olur da her izlediğimiz dizinin de uyarlamasını izlemek kabak tadı verebilir diye düşünüyorum.

Bu minnak diziye bir sürü yorum yaptım. Bence siz de bir şans verin. 
Bölümlerinin kısalığının hatırına deneyebilirsiniz :)

Not: Merak edenler orijinal versiyona buradan ulaşabilir.

Sevgiler...

D-Day (2015)

Yine beklettiğim ama iyi ki şimdi izlemişim dediğim bir dizi. 
D-Day yayınlandığı zamanlarda epeyce sükse yapmış bir dizi yani en azından Türkiye'de K-Drama sevenler arasında çok popüler olduğunu izleyicilerin ertesi bölümü sabırsızlıkla beklediği bir yapımdı. Daha 2. bölümünden vay be adamlar bir dizi için neler yapmış dedim. Tabii ki ülkemizle kıyasladım dünya geneline göre düşünmedim. Biz maksimum bir iki filmde yapmışızdır bu tarz şeyler ama onlar TV dizisi için (evet bilgisayar efekti ama o bile bizde yapılmadı) ne prodüksiyon yapmışlar. 

Yayınlandığı zamanlarda IG hesaplarından paylaştıkları resimlerle ilgimi çekmişti ama o sıra bitsin diye beklerken aklımdan çıkmış dizi. Bu boy muhabbetini dizi içinde kullanmaları çok tatlıydı. Fizyolojik özelliklerin çok fazla izleyiciye yansıtılmadığı dramalardan sonra Dday deki bu farklılık hem gülümsetti hem de daha içten gösterdi diziyi. 




Jung So Min 'i Playfull Kiss 'ten beri izlemedim. Orada çok şımarık bir rolü canlandırdığından açıkçası hanım kızımıza karşı bayağı sevimsiz duygular beslemiştim. D-Day 'de ise Playfull Kiss 'deki Oh Ha Ni nin tam zıttı bir kız gördüm. Çalışkan, mızmızlanmayan, güçlü... İyi ki burada oynamış dedim yani. Resmen gözümdeki imajı düzeldi. Bir de sürekli boynunda taşıdığı spor lastiği çok hoşuma gitti. Kalk Selin sen de biraz esnet kendini dedim izledikçe.




Doktor olmak bir insana bu denli yakışır 💕  Kim Young Kwang 'dan bahsediyorum elbette. Daha önce Plus Nine Boys'ta izlemiştim, sevmiştim de... Ama burada cidden bambaşka bir adam gördüm. Oyunculuk anlamında da öyle. Daha ilk bölümden doktor olduğuna inandırıyor insanı. Bir de sevimlilikleri yok muydu 😍 Kim Woo Bin 'i çok severim bilirsiniz. Kim Young Kwang 'da da Kim Woo Bin havası yok mu biraz? Uzun boylu oluşundan mı yoksa keskin yüz hatlarından mı bilmem ama Kim Woo Bin 'den sonra en sevdiğim 20 li yaş oyuncusu oldu. 


Hikaye bir depremin ardından geliştiği için Golden Time olarak tanımlanan zamanı kapsıyor çoğunlukla. Bu da olayın ardından gelen 72 saat demek. Kim Young Kwang ve Jung So Min 'in ilişkisi için aslında oldukça kısa görünen bu zaman içinde o kadar tatlı işlenmiş ki; ne löp diye aşk yaşamaya başladılar ne de zorlama oldu. Bu açıdan da sevdim diziyi.


Çok fazla karakter var. Diziyle ilgili de çok fazla şey söylediğim için diğer karakterlere kısaca değineceğim.  Şef Kang 'ın olayını ben anlayamadım. Anlayan anlatabilir mi? Ciddiyim... Acil doktorunun (-ki ilerleyen bölümlerde de ameliyat yapabildiğini gördük) ameliyatlara hep başkalarını yönlendirmesi ve hiçbir ameliyatı üstlenmeyişinin sebebi nedir? Valla dizi boyunca aklımı kurcaladı durdu. 


Yılın en pislik karakteri olarak seçebileceğimiz bir karakterle karşılaştık Dday de. Tabii ki de Park Gun yani hastane yöneticisi bey 😤  Dini imanı para olmuş bu adamın. Her ne kadar sonunda bizi rahatlatmaya çalıştılarsa da yok ben rahatlamadım. :)  Bir de karısının acayip derecede gizli tutuluşu hoşuma gitmedi. Yani çok beğenilen bir kadın oyuncunun karısı olarak karşımıza çıkması hem sürpriz hem de izleyiciye hoşluk olurdu. Yanlış mı düşünüyorum?!

Diziyi izlerken 17 Ağustos depremi ve yaşanılanlar bir an olsun aklımdan çıkmadı. Sanırım izleyen çoğu kişi aynı şeyi düşünmüş ve hissetmiştir. Ayrıca izlerken yine aklımı kurcalayan şey ülkenin büyük bir deprem karşısında gerçekten bu kadar aciz mi kalacak olduğuydu. Bir bizim büyük depremleri bir de Dday de gördüğüm depremi karşılaştırdığımda bizim bu tarz olaylarda hem insanlarımızın birbirine daha çok kenetlendiği hem de gerek devlet gerekse sivil toplum örgütlerinin daha bilinçli ve gelişmiş oluşu dikkatimi çekti. Umarım dizi için yazılmış bir kurgudur ve toplum bu konularda yeterli bilince sahiptir.


Tıp odaklı dizilerin sıkıcılığı Dday de yoktu. Doğal afet ve sonrasında yaşanan acil yardım ve ameliyatlar bu sıkıcılığı alıp götürüyor. Diziyi 16 bölüm sanıp sonrasında 20 bölüm olduğunu görmem çok mutlu etti bu yüzden beni.  Hâlâ izlemediyseniz mutlaka izleyin derim. İzleyenini pişman etmeyecek bir drama olmuş.

Sevgiler...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Tasarım:Sawako Kuronuma